Ulusal Konut Projesi

Ulusal Konut Projesi nedir?

6 Şubat 2023’de yaşadığımız depremden sonra sosyal medyadan çağrı yaparak 1600 mimar ve mühendisin bir araya gelerek 3 ay boyunca toplantılar yaparak İstanbul’da yaşanılacak olası deprem hakkında çalışmalar yürüttüğü Deprem’ Çalışma Grubu’nu kurmuştuk. Bu grubun çalışmaları neticesinde karşımıza çıkan çarpıcı gerçek İstanbul’un kısa vadede depreme hazırlanmasının geleneksel kentsel dönüşüm yaklaşımları ile mümkün olmadığıydı.

Bu çaresizlik Ulusal Konut Projesi fikrini ortaya çıkardı.

Bizi sarsan ve çaresizliğe iten ana gerçek 20 milyon nüfuslu bir şehrin içinde bu kadar büyük bir depreme hazırlık operasyonu gerçekleştirmenin ekonomik açıdan olduğu kadar, organizasyon açısından da mümkün olmamasıydı. İstanbul can çekişiyor, damarları tıkanan kalp hastaları gibi sürekli anjiyo yapılıp müdahale ediliyordu. BU derece hayati bir operasyonun bu şartlar altında gerçekleştirilmesi imkansıza yakın görünüyor, siyasetçilerin sözleri seçim vaadinden öteye gitmiyordu.

Ulusal Konut Projesi ise ülkenin konut ve şehircilik yaklaşımını tamamen değiştiren yeni bir paradigma sunuyordu.

İstanbul’un nüfusunu azaltarak halkı yeni kurulacak 20 şehirde onlara kendi konutlarını yapabilecekleri 330 m2 arsalar verilmesini ön gören proje, planlı şehirler, rantın yasak olduğu bir ekonomi modeli sunuyor, güvenli barınma ihtiyacını ve planlı şehirleri temel insani ihtiyaç olarak görüp, kapitalizmin ayaklarının altından çekip almayı planlıyordu.

Proje oldukça yüksek seviyede talep görmesine ve bir anda birçok medya organında haberleştirilmesine rağmen siyasi irade projeye hiçbir zaman ilgi göstermedi. Projenin içinden bazı parçalarını alarak seçim vaatleri arasına yerleştirseler de bunları da gerçekleştirmediler. Ulusak Konut Projesi rant ile finanse edilen siyasi yapılar için bir tehdit olarak algılanıyor, halkın bu fikirde birleşmesi istenmiyordu.